Hamileyken Sigara İçmenin Çocuğa Zararları

Hamileyken Sigara İçmenin Çocuğa Zararları

 

Hamilelikte sigara kullanımı bebekte tabiki hangi hastalıklara neden olabilir derken iki dönemde incelemek lazım. Bebeğin rahim içindeki dönemi ve bebek doğduktan sonraki dönem. Bebeği 3 şekilde etkileyebilir. Bir tanesi erken gebelik döneminde yani ilk 20 haftalık dönemde bebek düşükle kaybedilebilir. Bunun nedeni bebeğe giden kan damarların tabiki nikotin ve diğer toksik maddenin etkisiyle bebeğe daha az kan götürmesidir. İkinci olasılık bebek gelişme geriliği ile doğabilir. Bu yine damarsal bir hadise ve solunum sistemi ile ilgili hadise. Bebeğin gelişmesini sağlayan en temel mekanizmalardan bir tanesi anne adayının soluduğu oksijen miktarı ve ikincisi de alınan besinlerdir. Bu ikiside kardiyovasküler sistemde dediğimiz kalp-damar sistemi ile bebeğe taşındığı için bebeğe eğer yeterince besin alınmasına rağmen gıda maddeleri götürülmesine rağmen eğer oksijen yetersizse ve bu oksijeni taşıyacak olan sistemde eğer az çalışıyorsa sigara içen anne adaylarında görüldüğü gibi o zaman bebek doğduğu zaman eksik kiloyla doğacaktır. Normalde anne adayının rahmine düştüğü zaman bebeği kilosu genetik olarak 3200 gr belirlenmişse örneğin eğer anne adayı günde 1 paket sigara içiyorsa bunlar tabiki kesin rakamlar değil o zaman 500 gr bebeğin kilosundan yemiş olacaktır.

Bebek üzerinde üçüncü etkisi doğmamış bebekten bahsediyoruz erken doğma olasılığının artmasıdır. Normalde 36 haftadan itibaren doğmuş bebeğe erken doğum dememekle birlikte sigara içen anne adaylarında erken doğma riskinin yani 36 hafta önce doğma riskinin yaklaşık olarak 3 veya 4 kat daha fazla olduğunu biliyoruz. Yine buda solunum sistemi ile kalp-damar sistemi üzerinde olan olumsuz etkisinden kaynaklanan bir sonuçtur. Geldik bebek doğdu, normal kiloda doğdu ve de normal zamanda doğdu ama yinede bazı riskler sigara içen annenin bebeğini bekliyor. Bunlar nelerdir bir kere önce yetersiz emzirme süt kalitesinin bozulmasına bağlı olarak, emzirmeye ayrılan sürenin azalmasına bağlı olarak oluşan süt kalitesinde azalma onun dışında bebekte solunum sistemi rahatsızlıkları. Başta astım olmak üzere daha fazla görülmesi ve genel olarak bağışıklık sistemininde daha zayıf olması gibi sonuçlarla karşılaşılabiliyor.

Anne Adayları Sigarayı Bırakamıyorlarsa Ne Yapmalıdırlar?

Anne Adayları Sigarayı Bırakamıyorlarsa Ne Yapmalıdırlar?

 

İnsanoğlu için sigaranın üst sınırı yok. Biz günlük hayatımızda anne adaylarında günde 4 pakete kadar sigara içen anne adaylarına rahatlıkla rastlıyoruz. Yani bunu gördüğümüz zaman şaşırmıyoruz en azından. Ama onun dışında ortalama olarak içenler, ben tiryakiyim diyenler genelde 1,5 paket içiyor. Bu bile çok fazla. O yüzden tiryakilik söz konusuysa eğer doktorların tavsiyesi şu. Senle anlaşma yapalım 3 tane iç sadece sabah, öğlen, akşam daha fazla içme dedikleri zaman tabiki çok tiryakiyse eğer 3 te kalmayacaklar ama en azından bu konuda istekli oldukları görülüyor ve çoğu kişi 3 ile 10 arasında bir yerlerde kalıyor buda yetersiz aslında ama yapılabilecek çok fazla bir şey yok. Çünkü bağımlılık söz konusu olduğu zaman kanda nikotinin belli bir seviyesi oluşuyor. Nasıl kan şekeri seviyesi düştüğü zaman insanda belirtiler oluşuyorsa kandaki nikotin seviyesi düştüğü zamanda bazı belirtiler oluyor. Eğer bunu doktor sıfıra indirmeye çalışırsa biliyorlar ki olmuyor. O yüzden de bu anlaşma çoğu zaman yapılıyor ve doktorlar şunu diyorlar. Sen bu kadar tiryaki iken yani günde 1 paket – 1,5 paket içerken 3 e düştüğüne göre bunu çok büyük bir başarı olarak kabul ediyorlar ve bunun anne adayına dönüşümünün çok fazla iyi anlamda olacağını biliyoruz ve o yüzden tebrik ediyoruz diyor. Bu kişileri hekimler bu şekilde destekliyorlar.

Hamile Kişinin Sigarayı Bırakmasının Faydası Var mı?

Hamile Kişinin Sigarayı Bırakmasının Faydası Var mı?

 

Sigara ne kadar zaman içilirse içilsin bırakıldığı zaman her geçen gün etkileri geriye dönüyor. Örnek verecek olursak tabi hamilelik dönemini sürekli örnek verdiğimiz için bundan hiç bahsetmedik. Sigaranın en bariz etkilerinden bir taneside vücuttaki çeşitli kanser türlerini tetiklemesi. Bunlar arasında özellikle akciğer kanseri ve mesane kanseri yani idrar torbası kanseri ön plandadır. Bu kanserlerde normalde günde 1 paket sigara içilen kişide yaklaşık olarak 6 kat bir risk artışı söz konusuyken sigarayı bıraktıktan sonra 5 ile 10 sene sonunda bu risk eskiye dönüyor. Yani normal sigara içmeyen birisiyle aynı şeye dönüyor. Hamilelik döneminde de ne zaman bırakılırsa bırakılsın mutlaka ve mutlaka hem anne adayına hemde bebeğe olumlu yansımaları olucaktır. Ama taiki bu ne kadar erken bırakılırsa daha iyi olacaktır. Yani bunu söyleyipte hamileliğin sonuna kadar içilipte son 1 ayında bırakmak tabiki mantıklı bir şey değildir. O yüzden ne kadar erken bırakılırsa bırakılsın belki anne adayının bu konuda bir bilgisi yoktu sigara içmeye devam etti ve aklı başına 8. ayda geldi diyelim aman ne olacak artık 1 ayım kaldı battı balık yan gider nasıl olsa zarar görmüştür bebeğim düşüncesi tamamen yanlıştır. Bu her zaman ve her zaman geçerli olan bir kuraldır. Sigara ne kadar erken bırakılırsa ne zaman bırakılırsa bırakılsın mutlaka vücuda ve hamilelik dönemine de bebeğe iyi bir geri dönüş olacaktır.

Hamile Kişiler Sigaradan Nasıl Etkilenir?

Hamile Kişiler Sigaradan Nasıl Etkilenir?

 

Kocam sigara yanımda bu beni etkiler mi? Bu bebeği etkiler mi? Elbetteki etkiler çünkü sigarayı sadece ciğerlerine çekmek değil aktif olarak onun dışında ortamda bulunan dumanın insanları olumsuz etkilemesi söz konusu. Niye günümüzde artık kapalı alanlarda sigara içmek yasaklandı işte bu yüzden. Biliniyor ki 6 tane sigara içildiği zaman bir kişinin yanında bir restoranda olduğunuzu düşünün 10 tane masa var ve 10 tane masanın 8 inde sigara içiliyor yani birim zamanda aşağı yukarı 18 tane sigara içiliyor siz o anda 3 tane sigara içmiş oluyorsunuz. Demek ki aynı şey ev içinde söz konusu. İş yaşantısında veya sosyal alanlarda sigara içildiği zamanda söz konusu eğer sizin yanınızda sigara içiliyorsa sigaradan olumsuz etkilenmeye başlıyorsunuz. Biri sizin yanınızda sigara içtiği zaman onu uyarmak en doğal hakkınız eğer uyarmakla olmuyorsa o zaman onun yanından ayrılmak şeklinde ama şunuda bilmek lazım ki sigarayı içip odayı havalandırmaklada iş malesef çözülemiyor. Çünkü o duvarlara sinen nikotin ve toksik maddeler gün boyunca olumsuz etkilemeye devam edebiliyor malesef.

Anne Sütüne Sigaranın Etkisi

Sigaranın anne sütü üzerindeki zararları

Anne Sütüne Sigaranın Etkisi

Sigara kullanmak insanın günlük vaktinden süre olarak çalan bir şeydir. İnsan sürekli olarak eğer sigara tiryakisiyse aklı acaba ne zaman mola verebilirim ve sigara içerime gider ve günlük hayatın gerektirdiği şeyler bölünerek bu sigara molalarınada bir kısım harcanmak zorunda kalır. Bu malesef eğer anne adayı daha doğrusu anne emzirme döneminden bahsediyoruz çünkü tiryakiyse onun içinde bir farklı durum söz konusu olmuyor ve bebeğini emzirdikten hemen sonra annenin aklına sigara içmek geliyor ve sigarasını içiyor.

anne sütü ve sigara

Tabiki bu belli bir zaman alıyor. Ondan sonra tabiki elini, yüzünü yıkaması gerekecek nikotin ve diğer zehirli maddelerden arındırmak için buda belli bir zaman alıyor. Genel olarak söylemek gerekirse anneler sigara tiryakisi oldukları zaman bebeklerine daha az zaman ayırma eğilimindeler.

Süt içindeki toksik maddeler nedeni ile ve nikotin nedeniylede tabiki kalp-damar sisteminde ve solunum sisteminde yaptığın aynısını süt oluşturma ve salgılama sisteminde de yapıyor. Böylece süt oluşturma sisteminde bazı aksaklıklar nedeniylede buna tabiki sigara içen kişilerin beslenmelerininde birazcık aksıyor olması ve kötü olmasıda eklenecek olursa süt kalitesinde bir azalma oluyor ve süt miktarında azalma oluyor. Bu nedenle sigara içen ve tiryaki olan annelerin bebeklerinin çok daha kısa sürelerce emzirildiğini ve de ek gıdalara başlama aylarının çok daha erken olduğunu mama verme olasılıklarının çok daha fazla olduğunu biliyoruz. Bunun nedenide süt kalitesinin azalması ve süt miktarının azalmasıdır.

Sigara icenler için farklı bir çözüm önerisi elektronik sigara olabilir araştırmanızda fayda var : Elektronik Sigara

Sigara Kullanan Hamile Bayanlar

Sigaranın zararları ve hamilelik

Bir kere öncelikle tabiki hamilelikte sigara kullanımı deyince miktar önemli. Şimdi günümüzde artık sigara modellerinin üzerinde içindeki nikotin miktarı yazıyor gerçi o ikinci derecede önem arz eden birşey çünkü içindeki nikotinden daha ziyade beş bin civarında falan buna ziftde dahil olmak üzere yabancı madde var. Bunların anne adayına ve bebeğe zararları söz konusu. Şimdi sigara içmenin bebeğe bir zararı var mı diye sorduğumuz zaman öncelikle bir kere ilk başta söylediğimiz gibi miktar çok önemli olmakla beraber birinci derece faktör asla değildir.

Sigaranın Zararları

Bir tane dahi sigara içilse bebeğe zarar verme ihtimali var. Bu bebeğe zarar vermesi ana rahmine düşmesi esnasında bebeğin ana rahminde yerleşmesini engelleyebildiği gibi yani hamilelik başlayacakken işte sigaranın içindeki zararlı etkenler rahim içi tabakasında olumsuz etkiler yaratarak ana rahmine düşmesini engellebilir taa burdan başlıyor olay.

Anne adayının sigara kullanması tabiki bebek ana rahmine düştükten sonrada yani bu aşağı yukarı anne adayının artık adet gecikmesi dönemlerine tekabül etmektedir. Bebeğin düşmesine neden olabilir. Yine bu sigara içilen sayıyla bağlantılı bir şekilde daha sonra gebelik ilerledikçe bebeğin erken doğmasına neden olabilir. Onun dışında bebekle ilgili konuştuğumuz için hep bebek üzerinden gidiyoruz bebek doğduktan sonra tabiki bu arada anne adayı eğer çok sigara kullanıyorsa normal doğum yapamayabilir.

Normal doğum yapamadığı için sezeryanla doğmak zorunda kalabilir bebek. Bu tam olarak dezavantaj kabul edilmese de yine de ideal olan normal doğum diyoruz. Bebek doğduktan sonra ve tabiki çocuk doktorların söylediğine göre bebekte astım oluşma olasılığı, bebekte nefes darlığı oluşma olasılığı ve bebekte çeşitli alerjik sorunlar oluşma olasılığı anne adayında sigara kullanımı söz konusuysa daha da fazla görülüyor.

Hamilelikte üzülmek bebeği olumsuz etkiler

Hamilelikte üzülmek bebeği olumsuz etkiler
Gebeliklerinde üzüntü ve aşırı stresle karşı karşıya kalan gebelerle ilgili yapılan araştırmalarda çocuklarında  erken doğum tehdidi  ve düşük doğum ağırlığıyla ilgili bir takım belirtilere rastlanmıştır. Bunun temelinde bir takım hormonların salgılanması ve bu hormonların bebeğe de geçerek bebeği etkilemesi olarak bulunmuştur..Corticotropin releasing hormon adı verilen bu hormon genelde bebekte bir takım değişiklere sebep olabilmektedir. Yine annenin aşırı stresli ve gergin olduğu durumlarda, yeni doğan bebeklerde ilerleyen yaşlarda bir takım duygusal bozuklukları ve hatta hiperaktivite ile ilişkili bir takım bozukluklar saptanabilmiştir.

Yine gebelikte yaşanan üzüntü ve stresler hormonal bir takım değişiklere sebep olarak gebelerde preeklampsi yani gebelik hipertansiyonu ve beraberinde yüksek tansiyon gibi diğer hastalıkların 3 kat daha fazla görülmesine sebep olmuştur.

Baba Adayının Yaşı

Baba Adayının Yaşı

Baba yaşının bebek sağlığı ile direkt ilişkisi kanıtlanmamış olmakla birlikte baba yaşı attıkça genetik yaşlanma süreci ve bir takım antioksidanların birikmesiyle birlikte elbette spermin kalitesi olumsuz etkilenmekte .Dolayısıyla hem gebe kalma süreci hem de bebeğin sağlığı etkilenmektedir. Aslında ideal bir babalık yaşı olmamakla birlikte genelde babalar kendilerini hazır hissettiğinde, duygusal olarak hazır hissettiklerinde baba olmalarını önermekteyiz. Fakat kromozomal bir takım hastalıkların araştırılması açısından 40 yaşın üzerindeki babaları biz biraz daha riskli görürüz..55 yaş ve üzerinde de genetik araştırma mutlaka önerilir.

Yaş ile birlikte genetik hastalık olma ihtimali giderek arttığı için geç çocuk sahibi olan baba adaylarının bebeklerinde erken düşükler ve bir takım kromozomal hastalık riski açısından sorunlar görülebilmektedir.

Sürekli kusmanın insan sağlığına zararları

Sürekli kusmanın insan sağlığına zararları

Kusma ağızdan alınan ve makada gitmesi gereken gıdanın tersine dönmesi ve bir eforla birlikte yemek borusundan ağıza gelerek dışarıya doğru atılmasıdır. Burada bir efor harcanır. Bu efor kişiyi çok yorar. Bunun yanı sıra tersine olan bu harekette kusma hareketinde midenin kasılması üst bağırsağın kasılarak içindeki muhteva yemek borusundan ağız yoluyla dışarıya atması buradaki bir takım dokulara tahribat verir. Özellikle gebelerde beynin kusma merkezinin direkt olarak uyarılmasıyla ortaya çıkan kusma çeşidinde kusma o kadar şiddetli ve daimi olabilir ki bu efor içerisinde yemek borusuyla mide arasındaki kapak sisteminde yırtılmalar o örtüdeki yırtılmalar ile birlikte ciddi kanamalar olabilir.

Maldorivals dediğimiz bir tabloda gebelerde veya alkol alımının mütakiben ortaya çıkan ciddi kusmalarda aşırı eforla birlikte yemek borusunu ile mide arasındaki kapak sisteminin örtüsünde yırtılma olur ve ciddi kanamalar ortaya çıkabilir. Bunun dışında kusmanın daimi olması kişide beslenme kusurlarına yol açacaktır. Şu ya da bu şekilde kişinin bilinçli ya da bilinçsiz olarak midesine aldığı gıdayı kendiliğinden veya uyarı sonucunda genzine parmak değirerekten kusarak dışarıya atması kişinin o besinden yararlanmamasına yani beslenme bozukluğu ortaya çıkacaktır. Bu yüzden de devamlı kusma ile giden hastalarda beslenme kusuru kilo kaybı ve bir takım vitamin eksikliklerin ortaya çıkması kaçınılmazdır.

Hırpalanmış bebek sendromu nedir?

Hırpalanmış bebek sendromu nedir?

Sarsılmış bebek sendromu, bir yaşından önce çocuklarda belirgin beyin kanamasıyla sonuçlanabilmektedir ve ölüm oranları %12 ile %25 oranında görülmektedir.Bazı yapılan çalışmalarda bu oran %35’e kadar da  varmaktadır .Kafa travması dediğimiz,çocuğumuzu öne arkaya 240 dereceye kadar olan hareketlerle meydan gelen beyin içi kanamaları,göz dibinde kanamalar,retina kanamaları olsun bilinç bulanıklığı,komaya kadar çocuğumuzu götürebilmekte ve biraz önce vurguladığım gibi %35’e kadar ölüme sebep açmaktadır.

Maalesef ki %25_%35’e kadar ölüme götüren sarsılmış bebek sendromu yalnızca annenin veya çocuğa bakan kişilerin bilinçlendirilmesiyle önlenebilmektedir.Bakan kişinin,annenin öfke kontrolünü  bilmesi,çocuğu sarstığı zaman ölüme kadar götüren bir komplikasyonla karşılaşabileceğini bilmesi bence yeterlidir.